İsimlerin Manası 1
 
KAS 201118
  • ABİDE : Anıt - Değerli eser 
  • AÇELYA : Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek. 
  • ADALET : Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. 
  • ADİLE : Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan. 
  • AFET : İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket 
  • AFİFE : Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst 
  • AFİTAP : Güneş / Çok güzel 
  • AFŞAR : Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar) 
  • AHSEN : En güzel, Çok güzel 
  • AHU : Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın 
  • AJDA : Filiz, sürgün - Üzeri çentik çentik olan şey 
  • AKASYA : Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı 
  • AKGÜL : Beyaz gül, gül gibi 
  • AKGÜN : Aydınlık gün 
  • AKİFE : Sebatlı, kararlı - İbadet eden 
  • ALARA : Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama 
  • ALARCIN : Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan 
  • ALÇİN : Kırmızı renkli küçük bir kuş türü 
  • ALEV : Ateşin çıkardığı yalım 
  • ALEYNA : Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan 
  • ALİYE : Yüce, yüksek 
  • ALTAN : Kızıl Şafak 
  • ALTIN : Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken) 
  • ANDAÇ : Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra 
  • ARİFE : Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip 
  • ARZU : İstek, özlem eğilim 
  • ASENA : Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt 
  • ASİYE : Acılı kadın / Direk 
  • ASLI : Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi 
  • ASLIHAN : Kökeni soylu han soyundan 
  • ASRIN : Çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan 
  • ASU : Asi, ehlileşmeyen huysuz at - İsyankar 
  • ASUDE : Sessiz, sakin dinlendirici 
  • ASUMAN : Gök, gökkubbe, sema 
  • ASYA : Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı 
  • AŞKIN : Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın 
  • ATEŞ : Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması 
  • ATIFET : Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever 
  • ATİKE : Özgür - Soylu - Güzel, genç kız 
  • AYBEL : Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen 
  • AYBEN : Ay gibi. Ayın kendisi 
  • AYBÜKE : Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı 
  • AYCA : Ay gibi parlak ve aydınlık 
  • AYCAN : İçi aydınlık 
  • AYÇA : Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal 
  • AYÇİN : Ayçın, ay gibi, aya benzer 
  • AYDA : Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamı güzel kadın 
  • AYDAN : Aya benzer ay gibi 
  • AYDİL : Güzel, parlak, aydınlık gönül 
  • AYFER : Ayışığı 
  • AYGEN : Gönül dostu 
  • AYGÜL : Ay gibi güzel ve parlak renkli 
  • AYLA : Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklı daire 
  • AYLİN : Ayın çevresinde görülen ışıklı daire 
  • AYNUR : Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl 
  • AYPARE : Ay parçası 
  • AYSEL : Ay gibi parlak ve güzel 
  • AYSEN : Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli 
  • AYSU : Ay gibi parlak, berrak su 
  • AYSUN : Ay gibi güzel ve parlaksın 
  • AYŞAN : Şanı ay gibi parlak olan 
  • AYŞE : Yaşam, dirlik, 
  • AYŞEGÜL : Güleç, güler yüzlü 
  • AYŞEM : Ay ışığı - Benim Ayşem 
  • AYŞEN : Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık 
  • AYŞENUR : Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel 
  • AYŞİN : Ay gibi, aya benzeyen 
  • AYTAÇ : Ay gibi taçlı 
  • AYTEN : Ay gibi beyaz tenli 
  • AYTÜL : Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak 
  • AZİME : Azmeden, yapmak için kesin kararlı / iri, kemikli yapılı 
  • AZİZE : Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı 
  • AZMİYE : Niyetli, kararlı 
  • AZRA : Bakire, el değmemiş
  • BAHAR : Doğanın canlandığı mevsim 
  • BAHRİYE : Donanma ve denizle ilgili 
  • BALCA : Bal damlası, bal gibi 
  • BALIM : Benim balım, tatlım - Çok sevgili, samimi arkadaş 
  • BANU : Ev kadını , bayan 
  • BARAN : Yağmur 
  • BAŞAK : Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım 
  • BAŞAR : Başarılı ol anlamında 
  • BEDİA : Güzellik, üstün değerli olan 
  • BEDİHE : Başlangıç - Güzel söz 
  • BEDRİYE : Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili 
  • BEGÜM : Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san 
  • BEHİCE : Şen güleryüzlü 
  • BEHİRE : Güzel, asil 
  • BEHİYE : Güzel ve alımlı kadın 
  • BELGİN : Açık. belirli, farkedilen 
  • BELİN : Şaşkınlık, hayret 
  • BELKIS : Yunanca asıllı olup Arapçaya geçen tarihi bir isim 
  • BELMA : Sakin, yumuşak 
  • BENAN : Parmakla gösterilecek kadar güzel 
  • BENGİ : Sonsuz, sonsuzluk 
  • BENGİSU : İnsana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat 
  • BENGÜ : Sonu olmayan, ebedi 
  • BENGÜL : Üzerinde benekler bulunan gül
  • BENİAN : Beni-an. Beni anımsa 
  • BENSU : Su gibi aziz benlik 
  • BERAY : Ayın en ışıltılı, en parlak hali 
  • BERFİN : Kar toplayan 
  • BERİA : Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan 
  • BERİL : Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden 
  • BERİN : Manen çok yüksek 
  • BERNA : Genç, delikanlı 
  • BERRA : Bereketli olan 
  • BERRAK : Temiz, saf, arınmış 
  • BERRİN : Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı 
  • BERŞAN : Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden 
  • BESTE : Ezgilerin özgün dizimi, 
  • BESTEGÜL : Gül demeti 
  • BETİGÜN : Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz 
  • BETİL/BETÜL : Temiz, iffetli 
  • BETÜL : Ayrı kök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire 
  • BEYHAN : Bey soyundan 
  • BEYZA : En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış 
  • BİHTER : En iyi 
  • BİKE / BİKEM : Kadın, hanım 
  • BİLGE : Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan 
  • BİLLUR : Pek duru ve temiz cam 
  • BİLUN : Yarım Ay 
  • BİNGÜL : Bin gülün güzelliğinde 
  • BİNNAZ : Çok nazlı 
  • BİNNUR : Çok nurlu 
  • BİRCAN : Herksçe sevilen, candan 
  • BİRCE: Biricik, birtane
  • BİRGÜL : Tek ve benzersiz gül 
  • BİRİCİK : Tek, bir tane, emsalsiz 
  • BİRSEN : Yalnız Sen anlamında 
  • BİRSU : Özel bir su biricik su gibi 
  • BUCAK : Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamı gibi) 
  • BUKET : Çiçek demeti 
  • BURCU : Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı 
  • BURÇAK : Tohumları kullanılan bir bitki türü 
  • BURÇİN : Dişigeyik 
  • BUSE : Öpmek, öpüşmek, öpücük 
  • BÜŞRA : İyi haber
  • CAHİDE : Çalışan, çaba gösteren 
  • CANAN : Sevgili, yar 
  • CANDAN : Yürekten, içten 
  • CANEL : İçten, candan uzatılan dostluk eli 
  • CANKAT : Yaşamına can ekle, sevinçle dol 
  • CANSEL : Cana dair, canla ilgili 
  • CANSIN : İçten, gönüldensin 
  • CANSU : Cana benzer değerde 
  • CAVİDAN : Ebedi, sonsuz 
  • CELİLE : Büyük, ulu 
  • CEMİLE : Hoşa giden davranış 
  • CEMRE : Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi 
  • CENNET : Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer 
  • CEREN : Ceylan, ahu 
  • CEVHER : Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar 
  • CEVRİYE : Eziyet, cefa, sıkıntı 
  • CEYDA : Yararlı, herkese iyilik yapan 
  • CEYLA : Farsça kökenli bir kelime ceyl kökünden türemiş. Ceyl insanlık, insan soyu demek. Ceyla insanlığa atfedilmiş, bağışlanmış. 
  • CEYLAN : Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan 
  • CEYLİN : Farsça kökenli. Cennetin kapısı anlamında 
  • CİHAN : Evren, alem 
  • CİHANNUR : Alemi aydınlatan nurlu ışık 
  • CİLVENAZ : Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
  • ÇAĞLAYAN: Şelale 
  • ÇAĞRI : Davet 
  • ÇİÇEK : Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü 
  • ÇİĞDEM : Zambakgillerden bir tür kır bitkisi 
  • ÇİLAY : Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler 
  • ÇİLER : Güzel öten, güzel ötüşlü 
  • ÇİSEM : Çiseleyen yağmur 
  • ÇOLPAN : Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü 
  • DAMLA : Bir sıvının küçük parçacığı 
  • DEFNE : Yaprakları güzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü 
  • DELFİN : Yunus balığı 
  • DEMET : Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek 
  • DENİZ : Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası 
  • DEREN : Derleyen, toplayan 
  • DERİN : Yüzeyi, tabanından uzak olan 
  • DERYA : Deniz, çok bol, gönül 
  • DESTAN : Kahramanlık olaylarını konu alan şiir 
  • DESTE : Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması 
  • DEVRAN : Talih, kader 
  • DİBA : Çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü 
  • DİCLE : Güneydoğu bölgemizde bir nehir 
  • DİCLEHAN : Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim 
  • DİDE : Göz (Arapça) 
  • DİDEM : Dide ,Göz: Didem= Gözüm 
  • DİLAN : Gönül dostu, gönüldaş 
  • DİLARA : Gönül alıcı, sevgili 
  • DİLAY : Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan 
  • DİLBERAN : Dilberler, güzeller 
  • DİLBERAY : Ay gibi güzel kadın 
  • DİLDAR : Birinin gönlünü almış, sevgili 
  • DİLEK : İstek, arzu 
  • DİLER : İsteyen, dileyen 
  • DİLHAN : İçten, samimi söylenen 
  • DİLRUBA : Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan 
  • DİLŞAD : Gönlü hoş 
  • DOLUNAY : Ayın tam olarak görünen biçimi, 
  • DÖNDÜ : Henüz evlenmemiş kız 
  • DURU : Saf, berrak 
  • DUYGU : His, gönülde uyanan yankı ya da tepki 
  • DÜNYA : Yeryüzü 
  • DÜRDANE : İnci tanesi 
  • DÜRRİYE : İnci gibi parlayan
  • EBRU : Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş 
  • ECE : Reis / Ulu / İlerigelen 
  • ECEHAN : Yönetici konumundaki ece,kraliçe 
  • ECEM : Kraliçem, benim sultanım 
  • EDA : Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali 
  • EDİBE : Edepli, terbiyeli - Edebiyatla uğraşan, yazar 
  • EDİS : Benzerlerinden üstün, yüce 
  • EFSER : Taç 
  • EFTALYA : Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan 
  • EGE : Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan - Bir deniz 
  • EKİM : Ekme, yetiştirme - Yılın onuncu ayı 
  • EKİN : Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür 
  • ELA : Sarıya çalar kestane rengi 
  • ELÇİN : Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne 
  • ELİF : Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız 
  • ELMAS : Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş 
  • ELVAN : Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması 
  • EMEL : Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey 
  • EMİNE : Güvenilir, inanılır kimse 
  • ENGİN : Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü 
  • ENİSE : Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş 
  • ERDEN : Bakire - El sürülmemiş yer 
  • ERGÜL : Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü 
  • ERTAÇ : Erkeklerin baştacı olmuş güzel 
  • ESEN : Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı 
  • ESER : Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt 
  • ESİN : Rüzgar / İlham /İçe doğan duyguve düşünce 
  • ESMA : Adlar , isimler 
  • ESMERAY : Ay güzelliğinde esmerlik 
  • ESRA : Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra 
  • EVREN : Var olan şeylerin tümü - Felek, cihan 
  • EVRİM : Değişim ve gelişmeler dizisi 
  • EVŞEN : Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir 
  • EYLEM : Değişiklikdoğuran davranış, iş 
  • EYLÜL : Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı) 
  • EYŞAN : Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü 
  • EZGİ : Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü 
  • EZRA : Sözü, konuşması düzgün
  • FADİK : Fatma adının bir söyleniş biçimi 
  • FADİME : Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma) 
  • FADİŞ : Fatma adının bir söyleniş biçimi 
  • FAHİRE : Övünülecek, iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak, güzel, mükemmel FAHRİYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü 
  • FAHRİYE : Bir işi çıkar beklemeden yapan 
  • FAHRÜNİSSA : Övünülecek değerde kadın 
  • FATMA : Sütten kesme / Aslı Fatima 
  • FATMANUR : Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim 
  • FATOŞ : Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi 
  • FAZİLET : Erdem / İyi huyların tümü 
  • FEHİME : Anlayışlı, çabuk kavrayan 
  • FERAH : Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren 
  • FERAY : Aydınlık, parlak 
  • FERAYE : Ay ışığı 
  • FERDA : Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü 
  • FERHAN : Sevinçli, mesut 
  • FERHUNDE : Mübarek, kutlu, uğurlu 
  • FERİDE : Tek eşsiz, benzeri olmayan 
  • FERİHA : Sevinçli, ferah 
  • FERZAN : Bilim 
  • FEVZİYE : Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili 
  • FEYMAN : Ahlaki olgunluk 
  • FEYZA : Başarılı, refah içinde, mutlu 
  • FEZA : Uzay, evrenin genişliği 
  • FİDAN : Ağaçların genç ve yeni yetişeni 
  • FİGEN : Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren 
  • FİKRET : Fikir, düşünce - Amaç, niyet 
  • FİKRİYE : Düşünce ile fikir ile ilgili 
  • FİLİZ : Ağaçtan süren taze dalcıklar 
  • FİRDEVS : Cennetteki altıncı bahçenin adı 
  • FİRUZE : Mesut, mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş 
  • FULDEM : Her zaman geniş açık görüşlü 
  • FULDEN : Her zaman geniş açık görüşlü 
  • FULYA : Nergislerden soğan köklü bir bitki 
  • FUNDA : Küçük çalılık / Süpürge otu 
  • FÜREYYA : Parlak, ışıltılı günler 
  • FÜRUZAN : Çok parlak, parlayıcı, aydınlık 
  • FÜSUN : Efsun / Büyü, sihir
  • GAMZE : Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk 
  • GAYE : Amaç , erek, varılmak istenen hedef 
  • GAZAL : Ceylan, geyik - Güzel, iri göz 
  • GENCAY : Hilal 
  • GİZEM : Sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik 
  • GONCA : Açılmamış, tomurcuk halinde gül 
  • GÖKBEN : Özü genç olan 
  • GÖKÇE : Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi 
  • GÖKÇEN : Mavi gözlü 
  • GÖKNİL : Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir 
  • GÖKNUR : Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü 
  • GÖKSU : Mavi su, akarsulara verilen ad 
  • GÖKŞİN : Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik 
  • GÖNÜL : Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer 
  • GÖRKEM : İhtişam, gösteriş 
  • GÖZDE : Göze girmiş, birince sevilip beğenilen 
  • GÜHER : İnci / Soy sop 
  • GÜL : Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği 
  • GÜLAY : Güllerin açtığı ay, mayıs 
  • GÜLBAHAR : Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya 
  • GÜLBEN : Ben, gül'üm anlamında 
  • GÜLBİN: (Fars.) Gül kökü, gül biten yer
  • GÜLBİZ : Bizim gülümüz 
  • GÜLCAN : Gül gibi güzel canlı 
  • GÜLÇİN : Gül derleyen, gül toplayan 
  • GÜLDEM : Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen 
  • GÜLDEN : Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış 
  • GÜLDEREN : Gül toplayan 
  • GÜLDESTE : Gül destesi 
  • GÜLEN : Güleç yüzlü 
  • GÜLENDAM : Gül gibi endamlı, zarif görünümlü 
  • GÜLER : Gülen, sevinçli 
  • GÜLFEM : Gül dudaklı, gül ağızlı 
  • GÜLFİDAN : Gül fidanı gibi endamlı 
  • GÜLGÜN : Gül renginde, kırmızı, pembe 
  • GÜLHANIM : Gül gibi güzel kadın 
  • GÜLİN : Güle ait olan, gülden gelen 
  • GÜLİSTAN : Gül bahçesi 
  • GÜLİZ : Gül gibi güzel iz bırakan 
  • GÜLİZAR : Gül yanaklı 
  • GÜLLÜ : Güzel kadın / Gülü olan 
  • GÜLNAZ : Gül gibi ince ve narin 
  • GÜLNİHAL : Gül fidanı 
  • GÜLNUR : Çevresini aydınlatan gül 
  • GÜLPEMBE : Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı 
  • GÜLRİZ : Gül saçan, gül serpen 
  • GÜLSELİ : Gül seli 
  • GÜLSEN : Gül gibi güzel 
  • GÜLSEREN : Gül toplayan, dağıtan 
  • GÜLSOY : Gül gibi güzel bir soydan gelen 
  • GÜLSÜM : Yuvarlak yüzlü, güzel 
  • GÜLSÜN : Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında 
  • GÜLŞAH : Gül dalı, güllerin kraliçesi 
  • GÜLŞEN : Gülistan / Gül bahçesi 
  • GÜLTEN : Gül gibi pembe tenli 
  • GÜLÜMSER : Her zaman gülümseyen 
  • GÜN : Gündüz vakti / Aydınlık 
  • GÜNAL : Gün al yaşa, kızıl renkli güneş 
  • GÜNER : Güneşin doğma zamanı - Fecr 
  • GÜNEŞ : Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi 
  • GÜNGÖR : İyi günler yaşa anlamında 
  • GÜNİZ : Günün başlangıcını belirleyen görüntü 
  • GÜNNUR : Güneş ışığının aydınlığı, nuru 
  • GÜNSEL : Günle ilgili güne ait 
  • GÜNSELİ : Işık seli, bol parlak ışık demeti 
  • GÜRCAN : Herkesi seven, özveride bulunan 
  • GÜVEN : Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak 
  • GÜZİDE : Seçkin, seçme, seçilmiş 
  • GÜZİN : Seçici, beğenici
  • HABİBE : Seven, sevgili, dost 
  • HACER : Taş, kaya parçası, çakıl 
  • HAFİZE : Koruyucu, esirgeyici 
  • HALE : Ayın çevresinde görülen ışıklı halka 
  • HALENUR : Ayın ya da güneşin çevresindeki halkadan geçen ışık 
  • HALİDE : Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan 
  • HALİME : Sakin, sessiz 
  • HAMİDE : Şükredici, hamd edici 
  • HAMİYET : İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik 
  • HANDAN : Gülen, şen 
  • HANDE : Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme 
  • HANIM : Soylu kadın, bayan 
  • HANİFE : Allah'ın birliğine inanan, iman eden 
  • HARİKA : Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü 
  • HASİBE : Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen 
  • HASRET : Ele geçirilemeyen bir şeye üzülmek - İç çekme, inleme 
  • HATIRA : Anı, andaç 
  • HATİCE : Erken doğan kız çocuğu 
  • HAVVA : Allah'ın yarattığı ilk kadın 
  • HAYAL : İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar 
  • HAYAT : Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre 
  • HAYRİYE : Hayr'la, iyilikle ilgili 
  • HAYRÜNİSSA : Kadınların hayırlısı 
  • HAZAL : Haz duy, tad al anlamında 
  • HAZAN : Güz, sonbahar 
  • HAZER : Deniz, büyük su 
  • HEDİYE : Armağan, bahşiş 
  • HİCRAN : Ayrılık - Unutulmaz acı, keder 
  • HİLAL : Gül yanaklı 
  • HURİ : Cennet kızı, melek 
  • HURİYE : Melekle ilgili, melek gibi 
  • HÜLYA : Kuruntu, hayal 
  • HÜMEYRA : Aklık, beyazlık 
  • HÜNER : Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak 
  • HÜRMÜZ : Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı 
  • HÜRREM : Sevinçli, hoş vakit geçiren 
  • HÜRRİYET : Özgürlük 
  • HÜSNİYE : Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
  • ILGAZ : Hücum, akın - Bir dağ 
  • ILGIN : Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç 
  • IRMAK : En büyük akarsu, nehir 
  • IŞIK : Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke 
  • IŞIL : Aydınlık, parlak ışık 
  • IŞILAY : Ay ışığı, mehtap 
  • IŞILTI : Parıltı, titrek ışık 
  • IŞIN : Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti 
  • ITIR : Güzel koku / Çiçek
  • İCLAL : Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram 
  • İDİL : Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı - İçten, saf aşk 
  • İFFET : Temizlik, namuslu olmak 
  • İKBAL : Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi 
  • İLAYDA : Su perisi 
  • İLCAN : Ülkenin canı, sevdiği 
  • İLGİN : Yabancı, gurbette yaşayan 
  • İLHAN : Moğol hükümdarı 
  • İLKAY : Ayın ilk hali 
  • İLKBEN : Ben ilk'im anlamında 
  • İLKCAN : İlk doğan çocuklara verilen ad 
  • İLKE : Temel düşünce, ana görüş ve inanış 
  • İLKİN : Önce, öncelikle 
  • İLKNUR : Ayın ilk hali 
  • İLKSEN : Önce sen anlamında 
  • İLKYAZ : Bahar sonu, Yaz başlangıcı 
  • İLSU : lkenin suyu, bereketi 
  • İLTER : Yurdunu seven, koruyan 
  • İMGE : Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey 
  • İMRAN : Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket 
  • İMREN : Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği 
  • İNCİ : İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi 
  • İNCİNUR : İnci gibi ışıklı, parlak 
  • İPEK : İpek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel 
  • İREM : Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe 
  • İSMİHAN : Hükümdar ismi 
  • İYEM : Güzellik 
  • İZEL : İz + El /El izi anlamında 
  • İZGİ : İyi, güzel, adalet
  • JALE : Kırağı, çiğ, şebnem 
  • JALENUR : Parlayan, ışıldayan çiy 
  • JÜLİDE : Karışık, dağınık saç
  • KADER : Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç 
  • KADRİYE : Değerle ilgili / İtibar, onur 
  • KAMELYA : Çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki - Yabangülü 
  • KAMİLE : Tam, eksiksiz - Kemale ermiş - Bilgin, bilgili 
  • KAMURAN : İstediğine ulaşmış, mutlu 
  • KARANFİL : Kokulu bir çiçek 
  • KARDELEN : Baharda çok erken açan bir çiçek - Çiğdem 
  • KARMEN : Parlak kırmızı 
  • KAYRA : Büyük birinden gelen iyilik - İhsan 
  • KERİMAN : Cömert - Ulu, büyük 
  • KERİME : Cömert - Ulu, büyük - Kız çocuk 
  • KEVSER : Cennette bir akarsuyun adı 
  • KEZBAN : Aslı Kedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren) 
  • KISMET : Talih, nasip, kader 
  • KIVILCIM : Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası 
  • KIYMET : Değer, paha (baha), bedel 
  • KİBARİYE : İnce, zarif - Cömert, asil 
  • KİRAZ : Gülgillerden bir meyva ağacının sulu 
  • KÖSEM : Sürülere rehberlik eden - Cildi temiz, pürüzsüz 
  • KUMRU : Güvercinden küçük boz renkli kuş 
  • KÜBRA : En büyük
  
18.11.2011 20.12.2011kizildogankoyu Genel Kültür 0 yorum1,223 okunma
Konuya Ait Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Belki ilk yorumu sen yaparsın?
Yorum Yap (Lütfen Türkçe yazım kurallarına uyalım)
Adı Soyadı: * E-Posta: * Web Sitesi: Yorum: * Güvenlik Kodu: *
☾☆ MAKEDONYA VALANDOVA VE ÇEVRESİNDEN; Dedeli, Konçe, Gökçeli, Doyran, Kalkova, Bahçebosu, Çalıklı, ve Tüm ☾✫ Türk köylerinden; GÖÇMENLERİN BULUŞMA NOKTASI. ☾✫

SATILIK KELEPİR FİYATINA JAVA LAZER MOTOR

Giriş Yap
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kategoriler
Arama
En Çok Okunan Konular
Yapılan Son Yorumlar
abdullah piperovski demiş ki; Hasan Demir kardeşim, osmaniye kas...
kizildogankoyu demiş ki; Evet gerçek Türk tarih kurumu ar...
Sadberk DAŞAR demiş ki; Kızıldoğan Köyünün adı nered...
Gazete Manşetleri
Hava Durumu
Anket
Sitemizi nasıl buldunuz
Güzel
İdare eder
Gelişmesi lazım
Beğenmedim
Web sitemizi nereden duydunuz?
Arama motorları
Facebook
Arkadaşlar
Reklamlar
Etiketler
Ezan Vakitleri
Ziyaretçi Sayacı
Bugün Tekil: 102 Bugün Çoğul: 2,192 Dün Tekil: 221 Dün Çoğul: 2,921 Geçen Hafta Tekil: 1,382 Geçen Hafta Çoğul: 10,997 Geçen Ay Tekil: 13,109 Geçen Ay Çoğul: 101,656 Toplam Tekil: 139,144 Toplam Çoğul: 1,336,530
Ziyaretçi Durumu
Şuanda sitemizde 13 ziyaretçi geziniyor.