İsimlerin Manası 2
 
KAS 201118
  • MACİDE : Şan ve şeref sahibi 
  • MAHİNUR : Ay ışığı - Ay yüzlü güzel 
  • MAHMURE : Uyku basmış, yarı baygın göz 
  • MAKBULE : Alınan, kabul olunan, beğenilen 
  • MANOLYA : Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri 
  • MARAL : Dişi geyik, ceylan, karaca 
  • MEDİHA : Övülmeye neden olan 
  • MEFHARET : Övünç, övünme, kıvanç 
  • MEFKURE : Ulaşılmak istenilen en yüce amaç 
  • MEFTUN : Gönül vermiş, tutkun 
  • MEHPARE : Ay parçası 
  • MEHTAP : Ay ışığı, Dolunay 
  • MEHVEŞ : Ay yüzlü güzel 
  • MELAHAT : Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak 
  • MELDA : İnce ve taze vücutlu 
  • MELEK : Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık 
  • MELİHA : Güzel, Şirin 
  • MELİKE : Kadın hükümdar, hükümdarın karısı 
  • MELİS : Bal arısı 
  • MELİSA : Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki 
  • MELODİ : Ezgi, müzik parçası 
  • MELTEM : Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı 
  • MENEKŞE : İnce saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki 
  • MENGÜ : Ebedi, ölümsüz 
  • MERİÇ : Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir 
  • MERİH : Dokuz gezegenden biri (Mars) 
  • MERVE : Mekke yakınlarında bir dağ 
  • MERYEM : Dinine bağlı kadın 
  • MESUDE : Mutlu, bahtiyar 
  • MISRA : Şiirin bir satırı 
  • MİHRİBAN : Seven, şefkatli 
  • MİMOZA : İnce sarı yapraklı çiçek açan bir süs bitkisi 
  • MİNE : Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası 
  • MİRAY : Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan 
  • MUALLA : Makam ve rütbece yüksek olan 
  • MUAZZEZ : Saygı uyandıran, kıymetli - İzzet, şeref sahibi 
  • MUHTEREM : Saygın, saygıdeğer 
  • MUKADDER : Tanrı hükmü, kader, alın yazısı 
  • MUKADDES : Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan 
  • MUNİSE : Sıcak kanlı, sevimli 
  • MUZAFFER : Zafer kazanan, üstün gelen 
  • MÜBERRA : Aklanmış, temize çıkarılmış 
  • MÜCELLA : Parlak, cilalanmış 
  • MÜESSER : Eser bırakan, eser sahibi 
  • MÜGE : İnci çiçeği, 
  • MÜJDE : İyi haber, sevinçli haber 
  • MÜJGAN : Kirpik 
  • MÜKRİME : İkramı bol olan 
  • MÜNEVVER : Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili 
  • MÜNİRE : Işık veren, aydınlatan 
  • MÜRÜVVET : Kişilik, şahsiyet, insanlık 
  • MÜŞERREF : Onurlandırılmış, şerefli kılınmış 
  • MÜYESSER : Kolaylıkla yapılan 
  • MÜZEYYEN : Süslü, süslenmiş, bezenmiş
  • NACİYE : Kurtulmuş, selamete kavuşmuş 
  • NADİDE : Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan 
  • NADİRE : Az bulunur, seyrek, ender bulunan 
  • NAFİA : Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar 
  • NAGEHAN : Ansızın 
  • NAĞME : Ezgi, uyumlu ses 
  • NAHİDE : Venüs - Ergenlik çağındaki kız 
  • NAİLE : İsteğine ulaşmış 
  • NALAN : İnleyen 
  • NAME : Mektup - Aşk mektubu 
  • NARİN : Zarif, ince yapılı 
  • NAŞİDE : Şiir okuyan , yazan 
  • NAZ : Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış 
  • NAZAN : Nazlanan, işve yapan, cilve yapan 
  • NAZENDE : Nazlanan - Sevgili 
  • NAZİFE : Zarif, kibar - Temiz 
  • NAZLI : Naz eden, cilveli, işveli 
  • NAZMİYE : Şiirle ilgili, düzenli 
  • NEBAHAT : Onur, şeref, ün 
  • NECLA : Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil 
  • NECMİYE : Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait 
  • NEDİME : Hoş sohbet, kadın - Kadın arkadaş 
  • NEDRET : Az bulunan 
  • NEFİSE : Beğenilen, hoş, güzel 
  • NEHİR : Irmak, büyük akarsu 
  • NERGİS : Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki 
  • NERİMAN : Pehlivan, yiğit 
  • NERMİN : Nazik, ince 
  • NESLİHAN : Han soyundan gelen 
  • NESLİŞAH : Şah soyundan gelen 
  • NESRİN : Bir tür yaban gülü 
  • NEŞE : Sevinç, gönül ferahlığı 
  • NEVAL : Talih - Bağış, ihsan 
  • NEVCAN : Yeni doğmuş 
  • NEVİN : Yeni 
  • NEVRA : Işıklı parlak, çiçek 
  • NEZAHAT : İç temizliği, paklık 
  • NEZAKET : Naziklik, zariflik, incelik ç 
  • NEZİHE : Temiz, pak 
  • NİDA : Seslenme, çağırma, seslenen 
  • NİGAR : Resim, resim gibi güzel 
  • NİHAL : İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi 
  • NİHAN : Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz 
  • NİL : 1- Çivit otu. 2- Afrika kıtasında bir nehir
  • NİLAY : Nil'e ışık saçan 
  • NİLGÜN : Mavi renkte, çivit rengi 
  • NİLSU : Bakınız Nil
  • NİLÜFER : Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi 
  • NİMET : İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler 
  • NİSA : Kadın 
  • NİSAN : Yılın dördüncü ayı 
  • NUR : Işık, parıltı aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık 
  • NURAL : Kutsal ışık 
  • NURAN : Işıklı, nurlu, aydın 
  • NURAY : Ay ışığı gibi nurlu 
  • NURCAN : Işık canlı, can ışığı 
  • NURÇİN : Işık derleyen 
  • NURDAN : Işıklı, parlak 
  • NURGÜL : Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık 
  • NURHAN : Aydın hükümdar 
  • NURİYE : Işıklı, ışıktan gelme 
  • NURPERİ : Peri kadar aydınlık, güzel 
  • NURSEL : Sel gibi ışık 
  • NURSELİ : Işık seli 
  • NURSEN : Işık gibi nurlu 
  • NURŞEN : Işık gibi şen ve güler yüzlü 
  • NURTEN : Teni ışık gibi beyaz olan 
  • NÜKHET : Güzel ve hoş kokulu
  • OKŞAN : Sevil, sevgiye değer ol 
  • OLCA : Düşmandan ele geçirilen mal, ganimet 
  • OLCAY : Talih, baht, ikbal 
  • ORKİDE : Az bulunup zor yetiştirilen değerli bir çiçek 
  • OYA : İpek ibrişim kullanılarak iğne, fırkete gibi şeylerle yapılan ince dantel
  • ÖĞÜN : Kendini yücelt,gurur duy - Zaman - Kez, defa - Önde gelen 
  • ÖĞÜT : Birisine ne yapıp ne yapmaması gerektiğini belirten söz 
  • ÖMÜR : Yaşama süresi - Hayat 
  • ÖNGÜL : Direnen, inatçı - Kılavuz - Öncü, teşvik eden 
  • ÖVGÜ : Övmek için kullanılan söz 
  • ÖVGÜL : Övülmeye değer 
  • ÖVÜN : Başarılarınla, niteliklerinle yücel 
  • ÖYKÜ : Hikaye / Masal 
  • ÖZDEN : Özgür, özle ilgili 
  • ÖZGE : Başka, yabancı, iyi güzel 
  • ÖZGEN : Özü geniş, rahat 
  • ÖZGÜL : Bir türe ait olan - Özü gül gibi olan 
  • ÖZLEM : Hasret, birine ya dabir yere duyulan görme arzusu 
  • ÖZLEN : Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol 
  • ÖZNUR : Özü ışıklı, aydınlık 
  • ÖZÜN : Şiir - Hak edilmiş ün
  • PAKİZE : Çok temiz, hoş ve güzel 
  • PAPATYA : Taç yaprakları beyaz, ortası sarı baharda açan bir kır çiçeği 
  • PARLA : Parlamak fiilinin emir kipi, 3. tekil şahıs 
  • PELİN : Siyah ve beyaz renkte acı kokulu bir tür bitki 
  • PELİNSU : Pelin + Su (Bkz Pelin) 
  • PEMBE : Açık kırmızı renk 
  • PERÇEM : Kakül - Mızrak, bayrak gibi şeylerin üzerine konulan püskül 
  • PEREN : Ülker yıldızı 
  • PERİ : Çok güzel, çekici, dişi cin 
  • PERİHAN : Peri padişahı, perilerin başı 
  • PERRAN : Uçan, uçucu 
  • PERVİN : Ülker yıldız takımı (Süreyya) 
  • PETEK : Arıların bal depoladığı yuvacık 
  • PINAR : Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer 
  • PIRILTI : Parıldayan şeylerin çıkardığı ışık 
  • PİRAYE : Süs, bezek 
  • PÜREN : Sarı, kırmızı renkte açan küçük yapraklı bir tür ot
  • RABİA : Dördüncü 
  • RAHİME : Acıyan, esirgeyen 
  • RAHŞAN : Işıltı 
  • RANA : Güzel, hoş 
  • RAZİYE : Kabul eden, boyun eğen 
  • REBİA : Bahar 
  • REFAH : Bolluk, rahatlık 
  • REFİKA : Eş, zevce 
  • REMZİYE : Sembolik, simgesel 
  • RENAN : İnleyen 
  • RENGİN : Parlak renkli - Hoş süslü 
  • REŞİDE : İyiyi, doğruyu seçebilen, ergin 
  • REVAN : Su gibi akan - Ruh, can 
  • REYHAN : Fesleğen, güzel kokulu bitki 
  • REZZAN : Ağır başlı, vakur, ciddi 
  • RUHAN : Güzel kokulu 
  • RUHSAR : Yüz, çehre 
  • RUHŞEN : Neşeli, canlı 
  • RÜYA : Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular 
  • RÜYET : Görme.Kalp gözüyle görme
  • SAADET : Mutluluk 
  • SABAH : Günün başlangıcı 
  • SABAHAT : Güzellik 
  • SABİHA : Güzel, şirin 
  • SABİTE : Yerinde duran, kımıldamayan 
  • SABRİYE : Sabırlı, dayanıklı 
  • SACİDE : Secdeye varan, yere yüz süren 
  • SADRİYE : Göğüsle ilgili 
  • SAFİYE : Katıksız, katışıksız saf 
  • SAHİBA : Bir şeyi elde etmiş olan 
  • SAHURE : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad 
  • SAİME : Oruç tutan, oruçlu 
  • SAKİNE : Oynamayan, kımıldamayan, durgun 
  • SALİHA : İyi, yarar, yetkili, hakkı olan 
  • SALİME : Eksiksiz, sağ, sağlam 
  • SAMİME : Bir şeyin temeli, en köklü yeri 
  • SAMİYE : Yüksek, ulu 
  • SANAY : Ay gibi güzel 
  • SANEM : Put - Güzel kadın 
  • SANİA : Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan 
  • SANİYE : Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi 
  • SATI : Düğün alışverişi - Satış, alışveriş 
  • SEBLA : Uzun kirpikli göz 
  • SEÇİL : Beğenilen, seçilen 
  • SEDA : Yankı, ses 
  • SEDEF : Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu 
  • SEDEN : (Sedan) sesin, seslenişin 
  • SEHER : Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an 
  • SELCAN : Hareketli, coşkulu 
  • SELDA : (Seldağ) Dağ seli, dağdan inensel 
  • SELEN : Haber, havadis, kulakla duyulan,işitilen 
  • SELİN : Senin Sel'in, Sana ait sel 
  • SELMA : Doğru ve iyi yolda, selamette olma 
  • SELVİ : Yaz kış yeşil kalan ince uzun birağaç 
  • SEMA : Gökyüzü 
  • SEMAHAT : Cömertlik, el açıklığı 
  • SEMİHA : Cömert gönüllü, eli bol 
  • SEMİN : Değerli, pahalı 
  • SEMİRAMİS : Asur kraliçesinin adı 
  • SEMRA : Esmer 
  • SENA : Övme, övüş - Şimşek parıltısı 
  • SENAY : Ay gibisin sen anlamında 
  • SENEM : Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili 
  • SENİHA : Yüce, yüksek 
  • SERAP : Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanıltmacı 
  • SERAY : Ay gibi güzel 
  • SEREN : Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç 
  • SERİN : Ilıkla soğuk arası 
  • SERPİL : Serpilmiş, gelişmiş 
  • SERRA : Rahatlık, kolaylık 
  • SERTAP : İnatçı 
  • SERVA : Masal 
  • SEVAL : Severek alınan 
  • SEVCAN : Sevgili insan 
  • SEVDA : Aşk, sevgi, tutku tutkunluk 
  • SEVGİ : Aşk, sevme duygusu 
  • SEVİL : Sevgiye değer, sevilen 
  • SEVİLAY : Ay gibi hep sevilen 
  • SEVİM : Birine yakınlık duymak, sempati 
  • SEVİN : Memnun ol, neşelen 
  • SEVİNÇ : Neşe, iç ferahlığı 
  • SEVTAP : Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan 
  • SEYHAN : Kenten kente yolculuk 
  • SEYRAN : Gezinme 
  • SEYYAL : Akışkan, sıvı, yerinde duramayan 
  • SEZA : Uygun, yaraşan 
  • SEZAL : Sezgili 
  • SEZEN : Sezgisi güçlü olan 
  • SEZER : Sezgisi güçlü olan 
  • SEZGİ : Anlama, sezme yeteneği 
  • SEZGİN : Duygulu, anlayışlı 
  • SICAK : Sıcakkanlı, cana yakın 
  • SIDIKA : Çok içten ve doğru kimse 
  • SILA : Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer 
  • SIRMA : Altın yaldızlı, ya da yaldızsız ince gümüş tel 
  • SİBEL : Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı 
  • SİMA : Düz, çehre - İnsan, tip 
  • SİMGE : Alamet, sembol, birşeyi anlatan im, imge 
  • SİNEM : Benim tenim, benim vücudum, göğsüm 
  • SOLMAZ : Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan 
  • SONAT : Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri 
  • SONAY : Yılın son ayı 
  • SONGÜL : Son açan gül 
  • SONNUR : Son ışık 
  • SU : Rengi kokusu ve tadı olmayan saydam sıvı madde 
  • SULTAN : Hükümdar ailesinden, anne, kızkardeş 
  • SUNA : Boylu poslu endamlı / Erkek ördek 
  • SUNAY : Ay sun, ay ışığı sun 
  • SUZAN : Adak ayı 
  • SÜHANDAN : Güzel konuşan 
  • SÜHEYLA : Güney yönünde görünen parlak yıldızlar
  • ŞADİYE : Sevinç, neşe, mutluluk 
  • ŞAFAK : Gündoğumundan önceki aydınlık 
  • ŞAHİKA : Yüksek, yüce, dağın zirvesi 
  • ŞAZİMENT : Allah'ın adamı- Allah'a ait olan,onun yolundan giden kişi 
  • ŞAZİYE : Özellikleri kimseye benzemeyen 
  • ŞEBNEM : Çiğ, gece nemi, jale 
  • ŞEFİKA : Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan 
  • ŞEHNAZ : Doğu müziğinde bir makam / Çoknazlı 
  • ŞEHRAZAT : Özgür 
  • ŞEHRİBAN : Şehrin ileri geleni 
  • ŞELALE : Büyük çağlayan, çavlan, akarsunun yüksekten yere düştüğü bölümü 
  • ŞENAY : Mutlu geçen ay 
  • ŞENGÜL : İnsanın içini açan gül / hep şen olup hep gülmek 
  • ŞENİZ : Mutlu, sevindiren iz, hatıra 
  • ŞENNUR : Işık saçan, neşe saçan 
  • ŞERİFE : Şerefli, kutsal 
  • ŞERMİN : Utangaç 
  • ŞEVKİYE : Neşeyle, istekle ilgili 
  • ŞEVVAL : Arap takviminin onuncu ayı 
  • ŞEYDA : Çılgın, deli divane 
  • ŞEYMA : Eski Türk adlarından 
  • ŞİİR : Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi 
  • ŞİRİN : Cana yakın, sevimli 
  • ŞÖLEN : Eğlence, kutlama, şenlik 
  • ŞULE : Alev, ateş alevi 
  • ŞÜKRAN : İyilik bilme, minnettarlık 
  • ŞÜKRİYE : Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak
  • TAÇNUR : Mutluluk 
  • TAHİRE : Gündoğusundan esen rüzgar 
  • TAHSİNE : Günün başlangıcı 
  • TALHA : Güzellik 
  • TALİA : Güzel, şirin 
  • TAMAY : Sabırlı, dayanıklı 
  • TANAY : Secde eden 
  • TANSU : Şafak rengi vurmuş su 
  • TANYEL : Katıksız, arı - Seçilmiş 
  • TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad 
  • TAYYİBE : İyi, hoş, çok temiz 
  • TEKGÜL : Durgun - Kendi halinde sessiz 
  • TENAY : Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden 
  • TENDÜ : Öz, asıl 
  • TENNUR : Yüksek, ulu 
  • TEZER : Çabuk ve erken 
  • TİJEN : Ay gibi güzel 
  • TİLBE : Put - Güzel kadın 
  • TUBA : Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan 
  • TUĞÇE : Dakikanın altmışta biri 
  • TURNA : Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü 
  • TUTAM : Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam 
  • TUTKU : İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras 
  • TÜLAY : İncelikle, düşünce ile ilgili 
  • TÜLİN : Uzun kirpikli göz 
  • TÜNAY / TUNAY : Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık 
  • TÜRKAN : Hakana saltanatta ortaklık edeneşi 
  • TÜRKÜ : Yankı, ses
  • ULVİYE : Yüce, yüksek, gökle ilgili 
  • UMAY : Üzerinden geçtiği kişilere mutluluk getirdiğine inanılan kuş, Devlet kuşu 
  • UMUR : Görgü, deneyim 
  • UMUT : Ümit, geleceğe güven duygusu 
  • UZAY : Bütün varlıkları kaplayan sonsuz boşluk 
  • UZEL : Usta, becerikli
  • ÜLFER : Irmak, büyük su 
  • ÜLKER : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı 
  • ÜLKÜ : Amaç, ideal 
  • ÜMMİYE : Okur yazar olmayan kadın 
  • ÜMRAN : Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık 
  • ÜNSEL : Ünü sel gibi aşan 
  • ÜNSELİ : Ünü sellere benzeyen 
  • ÜNZİLE : Gönderilmiş
  • VAHİDE : Tek, bir 
  • VARİDE : Gelen, erişen - Söylenti 
  • VASFİYE : Nitelikli 
  • VEDİA : Korunması için bırakılan emanet 
  • VEFİKA : Uygun, aynı fikirde, yoldaş 
  • VELİDE : Yeni doğmuş çocuk 
  • VERDA : Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında 
  • VESİLE : Neden, sebep - Kavuşma 
  • VİCDAN : İyiyi kötüden ayırmaya yarayan şuur, ahlak 
  • VİLDAN : Yeni doğmuş çocuklar 
  • VUSLAT : Kavuşma, yetişme, ulaşma
  • YAĞMUR : Yeryüzüne düşen yağışın sıvı halinde olanı 
  • YAKUT : Aliminyum oksit, yapısında parlak kırmızı renkli değerli taş 
  • YANKI : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesi ile oluşan ikinci ses, ses yansıması 
  • YAPRAK : Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları 
  • YAREN : Dost, arkadaş 
  • YASEMİN : Kokulu çiçekler açan bir tür ağaççık 
  • YAŞAM : Hayat 
  • YAZGÜLÜ : Yaz ve Gül tamlaması / Yazın açan gül "şimdilerde bir de güz gülleri var" 
  • YELDA : Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi 
  • YELİZ : Yel ve iz rüzgar ve izi anlamında 
  • YEŞİM : Yeşil renkli değerli taş 
  • YETER : Kafi, tamam, gereksinimi karşılayacaknitelikte olan 
  • YILDIZ : Güneş ve ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri 
  • YONCA : Birçok türü bulunan bitki 
  • YOSUN : Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü 
  • YUDUM : Bir içimlik sıvı 
  • YURDAGÜL : Yurduna güller saçan, güzellik getiren 
  • YURDANUR : Yurduna nur getiren 
  • YÜKSEL : Özellikle manevi anlamda yüce ol
  • ZAHİDE : Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan 
  • ZAMBAK : Güzel iri çiçekli bir süs bitkisi 
  • ZARAFET : İncelik, güzellik 
  • ZEHRA : Beyaz ve parlak yüzlü olan 
  • ZEKİYE : Zeka sahibi, kavrayışlı 
  • ZELİHA : Züleyha, su perisi 
  • ZENNAN : Kadınlar 
  • ZENNUR : Zinnur, nurlu, ışıklı 
  • ZEREN : Anlayışlı, zeki 
  • ZERRİN : Altından yapılmış - Altın renginde - Bir cins çiçek - Fulya 
  • ZEYNEP : Değerli taşlar, mücevherler 
  • ZEYNO : Zeynep'in halk dilindeki söylenişi 
  • ZİNNUR : Nurlu, ışıklı 
  • ZİŞAN : Şanlı, ünlü, çok tanınmış 
  • ZİYNET : Süs, süs eşyası 
  • ZUHAL : Satürn 
  • ZÜBEYDE : Öz, asıl 
  • ZÜHAL : Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn) 
  • ZÜHRE : Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs) 
  • ZÜLAL : Berrak, saf, tatlı, soğuk su 
  • ZÜLEYHA : Hz. Yusuf'un karısının adı 
  • ZÜLFİYE : Saçları çok güzel olan 
  • ZÜMRA : Güzel, iyi ahlaklı - Zeki, bilgili kadın 
  • ZÜMRÜT : Yeşil renkli bir değerli taş 
  
18.11.2011 20.12.2011kizildogankoyu Genel Kültür 0 yorum2,188 okunma
Konuya Ait Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış.
Belki ilk yorumu sen yaparsın?
Yorum Yap (Lütfen Türkçe yazım kurallarına uyalım)
Adı Soyadı: * E-Posta: * Web Sitesi: Yorum: * Güvenlik Kodu: *
☾☆ MAKEDONYA VALANDOVA VE ÇEVRESİNDEN; Dedeli, Konçe, Gökçeli, Doyran, Kalkova, Bahçebosu, Çalıklı, ve Tüm ☾✫ Türk köylerinden; GÖÇMENLERİN BULUŞMA NOKTASI. ☾✫

SATILIK KELEPİR FİYATINA JAVA LAZER MOTOR

Giriş Yap
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kategoriler
Arama
En Çok Okunan Konular
Yapılan Son Yorumlar
abdullah piperovski demiş ki; Hasan Demir kardeşim, osmaniye kas...
kizildogankoyu demiş ki; Evet gerçek Türk tarih kurumu ar...
Sadberk DAŞAR demiş ki; Kızıldoğan Köyünün adı nered...
Gazete Manşetleri
Hava Durumu
Anket
Sitemizi nasıl buldunuz
Güzel
İdare eder
Gelişmesi lazım
Beğenmedim
Web sitemizi nereden duydunuz?
Arama motorları
Facebook
Arkadaşlar
Reklamlar
Etiketler
Ezan Vakitleri
Ziyaretçi Sayacı
Bugün Tekil: 60 Bugün Çoğul: 414 Dün Tekil: 150 Dün Çoğul: 3,114 Geçen Hafta Tekil: 1,382 Geçen Hafta Çoğul: 10,997 Geçen Ay Tekil: 13,109 Geçen Ay Çoğul: 101,656 Toplam Tekil: 138,690 Toplam Çoğul: 1,329,345
Ziyaretçi Durumu
Şuanda sitemizde 4 ziyaretçi geziniyor.